Tuesday, October 20, 2009

Pastirma Yazi--Last days of summer


Bugün hava çok sıcaktı. Kreşten sonra kütüphaneye gittik, orada her tarafta emekledim, çocuk kitaplarını okuyan diğer çocuklara bakıp güldüm. Sonra eve geldim, arabada çok terledim. Üstümüze hafif bir şeyler giyip yürüyüşe çıktık, markete gittik bana puzzle oyuncak aldık. Bir tane çiftlik hayvanları bir tane safari hayvanları (aslan, zürafa, fil) Artık işaret dilinde bir sürü hayvan söyleyebiliyorum ama bütün büyük hayvanlar köpek. İngilizce 'dak' ördek ve bütün kuşları kapsıyor. MMı da bütün benekli hayvanlar. Anneme hala ma diyorum, babama dada. Gelmesini istediklerime ge-ge, vermesi için de ve-ve diyorum. Biraz karışık ama olsun. İşaret dilinde balkabağı, elma demeyi öğrendim. Bir kaç işaret daha yapıyorum ama annemler beni anlamıyor. Bugün akşam havuça bııı dedim ama beni anlamadılar. Dün sabah ilk adımlarımı attım. Haftasonu kendi kendime dikilme çalışmaları yapıyordum, mesela kafa önde bacaklar arasından bakarken nasıl kafa bırakılıp ayağa kalkılır, merdivenin en alt basamağında otururken popo ittirilip nasıl dikilinir. Hala çok düşüyorum.
Beautiful day. We went to the library after daycare. I crawled around and smiled at other kids reading on the big pillows on the ground. Then we went on walking and mom and dad bought puzzle for me, one with farm animals and the other with safari animals. I can communicate well: All big animals are 'dog' (sign language), all birds are 'dak' (english) and all spotted annimals are 'mmı'. I call mom 'ma' and dad 'da-da' (english). I tell 'come' (ge-ge) and 'give' (ve-ve) in Turkish. I also learned to say pumpkin and apple in sign language. My biggest nowadays is though I can walk. Yes, finally but I had to know everything about walking first. I practised a lot over the weekend and took off Monday morning. I also love my soft-sole shoes, never take them off.

No comments:

Post a Comment