Küçücük yerlere sıkışmayı pek severiz. Buraya hep geliyordum ama sırtımı pencere kenarına çarpınca annem bir yastık daha ekledi. Evde pek çok mobilyanın önünde bu yastıklardan var. Sıkılınca buraya geliyorum. Koltuğun tamamen arkasına da geçmek mümkündü ama annem kapattı. Arkaya geçtiğimde prizle ve lambanın kordonuyla oynuyordum, bir de sıkışma riskim vardı. Arada kenara gidince bağırıyorum, ama daha dün burdan geçebiliyordum gibisinden ama annem koltuğu önce çekmiyor. Annemle teyzem küçükken kendileri de dolapların içine gidip saklanırmış, hatta bir keresinde komşunun küçük kızını çekyatın dolabına sokmuşlar. Sonra anneannem hepsini bulmuş, kızmış. Oyunun sonu hep aynı galiba...
I like little spaces tiny places. I also like being on my own away. Mom has put several cushions everywhere. I also like going behind the armchair but mom blocked it as I'd play with th electric cord of the lamp back there...
No comments:
Post a Comment